5 Kasım 2007 Pazartesi

Meram’da Bir Bahar Nostaljisi

0 comments
Posted by: Muammer Ulutürk | 24th Dec, 2006

Meram’da Bir Bahar Nostaljisi

hasan42_konya_meram1kopru.jpg meram1.jpgmeram2.jpgmeramdegirmen.jpg
Dr. Muammer ULUTÜRK

Bahar güzeldir. Güzeldi demek daha doğru olsa gerektir. Zaman durmadan, kimselere aldırmadan seyrine devam ediyor. Ha şuracıkta bir hafta kadar sonra, yeni bahar için üç mevsim daha bekleyeceğiz zahir.

Bahar, mevsimin başında da öyledir, sonunda da.

Diriliştir o. Her şeyin dirilticisi, bütün yeryüzünü, insanlar dirilişlere hazır olsunlar diye nakış nakış bezer.

Zamana aldıranlar, zamanın kadr-i kıymetini bilenler ve daha çok da melankolikler için diriliş mevsimi yerini olgunlaşma mevsimine bırakıyor artık. Bereketle, umutla dolu geçen kışın ardından bahar da aynı tesirle geride kalıyor.

Gelip giderken gözlerim Meram Çayı’na takılır dört mevsim. Çocukluğumdan beri hep böyledir. Suya ve toprağa yakın oluşumuzdan diye düşünürüm.

Eskilerde öyle çok su taşırdı ki. Kırkikindi zamanı bağları bahçeleri sular basardı. Kız-kızan, ekili ‘‘mandal’’larını, ‘‘puşta’’larını, ‘‘avar’’larını kurtarabilmek için olanca güçleriyle set çekme gayreti içinde olurlardı. Bugünün daha genç olanları bu kelimeleri nereden bilecekler ki? Sebzemiz meyvemiz daha bir tatlıydı sanki. Yüzmeye giderdi çocuklar. Suyun sığ olduğu yerlerden sularını içerdik Meram Çayı’nın. Tam küsüyordu ki bize, yeniden umutlandık. Lakin yine de hiçbir şey eskisi gibi değil artık.

Biz cezalandırıldık dostlar. Biz, kucağına yaslandığımız tabiatı hor kullandık. Her türden kimyasal atığı onun kıymetli bağrına hoyratça gömdük. Siz çocuğunuzu olması gerektiği gibi yetiştirdiniz de o size ihanet etti mi hiç? Bize o gereken dersi verdi de haberimiz yok. Hafta sonları şehirden kaçmak için su başlarına, ağaç altlarına koşuyor insanlar. Dönüşler hep hüsran yazık ki. Yığınla çöpü bırakıp kaçıyoruz. Etrafı toplamaya kalkan insanlara da garip tuhaf gözlerle bakmaya devam ediyoruz.

Bahar diyordum aslında, onu tasvire, bende bıraktığı tesire geliyordum. Gelirken aklım başka şeylere takılı kaldı. Meram’da su görmeye alışmış biriyim ben. Her sabah acaba umutlarıyla bakıp duruyorum. Yok lakin. Su boylarında zambaklar olurdu. Söğüt ağaçları saçlarını sarkıtırlardı akan suya. Kış günleri su donunca yeşilbaşlı yaban kuşları inerlerdi. Gün doğarken, akşam saatleri ve gece boyu bülbülleri öterdi Meram’ın. Sürülerle kırlangıçlar gelirdi uzaklardan. Şimdilerde bizim bahçenin önündeki palamuta birkaç karga konuyor artık. ‘‘Cıngırık’’tan düşüp de hiçbir çocuk kolunu incitmiyor. Çelik-çomak oynayan okul çağı çocuklarının sesleri kesildi kaç zamandır. Eski yolun iğde kokuları bitti. Meram’ın son durağındaki kahvehanenin müşterisi bile azalmıştır belki.

Tamam, ekmeğin yüz kuruş olduğu zamanda değiliz, mutlaka bir şeyler değişecek ama, bu değişim pek hızlı geldi. Geldi ve yığınla güzelliği başka diyarlara götürdü.

Ne zaman içinde yaşadığım yere dair yazmaya yahut düşünmeye kalksam, bendeki nostalji böyle sonuçlanır her daim.

Yine de bahar, başıyla sonuyla güzeldir, zamana ve etrafına sorumluluk duygularıyla bakanlar ve görenler için. Ne dersiniz?


Meram'dan İki Türkü

0 comments
asimusiki_grup.jpg

Gine Celallendi Meram Bağları

Konya-Seyit Mehmet Çopur-Muzaffer Sarısözen

Gine Celallendi Meram Bağları (Yar Yar Yar Ey)
(Aman) Bize Mesken Oldu Mapushane Damları (Yar Yar)
(Haydi) Bize Mesken Oldu Mapushane Damları (Aman Yar)

Bize De İdam Emri İsteği Konya Beyleri (Yar Yar Yar Ey)
(Aman) Çok Çağırdım Hain Arkadaşım Gelmedi (Yar Yar)
(Haydi) Çok Çağırdım Hain Arkadaşım Gelmedi (Aman Yar)

Çekin Atları Da Vurun Koşumu (Yar Yar Yar Ey)
(Aman) Bilemedim Ben De Emsalimi Dostumu (Yar Yar)
(Haydi) Bilemedim Ben De Emsalimi Dostumu (Aman Yar)

Ulam Ulam Ulalı Ak Elleri Kınalı (Yar Yar Yar Ey)
(Aman) Şuralardan Gelip Gelip Geçen Gül Benim (Yar Yar)
(Haydi) Şuralardan Gelip Gelip Geçen Gül Benim (Aman Yar)

Vay Bana Vaylar Bana

Konya-Yöre Ekibi-Yücel Paşmakçı

Vay Bana Vaylar Bana
Yıl Oldu Aylar Bana
Susadım Su İsterim
Su Vermez Çaylar Bana

Ömrüm Ömrüm Hopla Mavilim
Vay Aman Al Beni Yanında Sakla

Tesbihimde Mercanım
Neren Ağrıyor Canım
Meram’daki Bağları
Satar Sana Harcarım

Ömrüm Ömrüm Hopla Mavilim
Vay Aman Al Beni Yanında Sakla

Derviş Geldi Hu Dedi
Çevir Bendi Su Geldi
Ellere Düğün Bayram
Bize Haktan Bu Geldi

Ömrüm Ömrüm Hopla Mavilim
Vay Aman Al Beni Yanında Sakla

Kaynak: http://www.turkuler.com/sozler/turkusozleri.asp?nid=1552


Arabaşı Çorbası

0 comments

Arabaşı Çorbası

arabasi_.jpg

Arabaşı keyfi, karsız da güzel (mi)?

Televizyonunun şimdiki gibi milleti esir etmediği, eş dost, akranın bir araya geldiği günlerde arabaşı sıraları pek revaçtaydı Dere’de. Eskisi gibi keyifli olmasa da günümüzde de evlerde arabaşı çorbası geleneği devam ediyor.

Arabaşı çorbasının da kendine göre raconları vardı. Av etinden olması tercih sebebiydi. Sonra hamurunun tutturulması her ananın bacının da harcı değildi. Kar yağacak, uzun süre yerde kalacak ve soğuk hafta sonlarında ahbabın içini ısıtacak ortamlar bulunmalıydı. Öyle de olurdu zahir. Karın düşmesiyle birlikte “sıra” adı verilen hafta sonu oturmalarında bir hafta sonrasını bir başkası alır onun evine gidilirdi. Çorba tasının içine hamur düşürmek veballi işlerdendi. Evde yoksa başka bir komşudan tedarik edilen kocaman tahta sinilerin etrafında dostlar oturur ve aynı tasa kaşık sallanırdı. Arkadaşlarımızla yaptığımız sıralarımızın yegane yemeğiydi arabaşı. Taslar dolar boşalır yahu yeter artık diyen olmazdı. Tasın dibinde kalan çorbayı kaldırıp löpür löpür içmek başka bir eğlence sayılırdı.

Eskiden olduğu gibi şimdilerde ne kar var ne de arabaşı sıraları. Milletin bitmeyen işleri, seyredilmezse olmaz televizyon dizileri, bir sürü bahanesi var.

Arabaşı geleneği binlerce yıldır İç Anadolu’ya özgü. Bazen Konyalılar, Ereğlililer, Yozgatlılar, Karamanlılar bazen de Kayserililer, bu ilginç yemeğin kendilerine has olduğunu iddia ederler. İçine limon ve yoğun şekilde pul biber karıştırılarak sıcak yenen arabaşının kıvamını tutturan kadın, bölgemizde en hamarat ev hanımı olarak görülür. Konya’da avlanan tavşan, keklik ve kaz etinden yapılan arabaşı, son yıllarda avlanmaya getirilen sınırlamalar ve yoğun şehir hayatının av meraklılarının sayısını azaltmasıyla, artık çoğunlukla tavuk ya da hindi etinden yapılıyor.

Bilmeyen pek çoğunun yemeyi başaramadıkları bu orijinal yemeği anlamakta zorlananlar da az değildir. Maliyeti düşük olduğundan bir zamanların yoksul Anadolu’sunun yaratıcılığını temsil eder.

Sanıldığı gibi Arap’larla ilgili bir yemek değildir. Arada bir gelen misafirle yendiğinden, “Ara-Aşı” bileşik kelimesinin zamanla değişmesinden isim aldığı düşünülmektedir.

Şimdi haddimi aşarak bir arabaşı çorbası tarifi vereyim.
Malzemeler:

1 adet tavuk, 1 talı kaşığı kırmızı biber ve domates salçası karışık, 3 tatlı kaşığı un, 1-2 kaşık sıvı yağ, tuz, limon suyu, bolca acı biber

Yapılışı:

Tavuğu temizleyip tütsüledikden sonra yıkayın, sonra düdüklünüze tavuğunuzu koyun ve üzerini geçecek seviyede su ilave edin ve tuzunu koyun. Ben 20-25 dakika normal ateşte pişiriyorum. Ayrı bir tavanın içinde 3 tatlı kaşığı ununuzu kokusu gidene kadar biraz kavurun ve soğuduktan sonra içine tavuk suyundan ilave ederek ayran kıvamında açın. Çorbayı yapacağınız tencerenize yağı ilave edin ve salçayı biraz kavurun bu aşamada bolca acıbiber ilave edin. Sonrasında üzerine 4-5 su bardağı tavuğun suyundan ilave edin. Kaynamaya başlayınca suyla incelttiğiniz ununuzu azar azar çorbanızın içine ilave edin ve 5-10 dakika kaynatın. Bu arada tuzu az ise tuz ilavesi yapın. Ocaktan indireceğinizde içine limon suyu ekleyin.

Not: Tavuğun etlerinden çorbanın içine bolca didikleyerek koyun.

Hamuru için:

1 tepeleme su bardağı un, 5 su bardağı su, tuz

Hamurun Yapılışı:

Öncelikle tencerenize 3 su bardağı suyu ve tuzunu ekleyip kaynamasını bekleyin. Başka bir kapta 2 su bardağı suyu ve unu içinde mikserle iyice çırpın ve kaynayan suyun içine yavaş yavaş bir yandan da karıştırarak dökün. Kaynayınca 15-20 dakika sürekli karıştırarak kaynatın. İşlem bittikten sonra tepsinize dökün ve soğuması için ya buzdolabına yada soğuk havalarda balkonunuza koyabilirsiniz. Benim tepsim yuvarlak fırın tepsisiydi ve de iyi geldi. Servis edeceğinizde hamuru baklava dilimi gibi kesin ve ortadan çorbayı koymak için yer açın. Sıcak çorbayla birlikte servise hazırdır.

Afiyet olsun…

26 Ocak 2006

Tandır Ekmeği

0 comments
tandir-ekmegi-httpwwwfotokritikcom76610-fatma-yakan1.jpg

Tandır ekmeği buralara Orta Asya’dan gelmiş. Eskiden Sille’de yaygın olan tandır üretimi şimdilerde bildiğim kadarıyla kalan son ustanın elinden çıkıyor. Konya’da tandır, eskiden günümüze kullanılan bir pişirme aracıdır. Yer gömülen bir nevi fırın olan tandır kırmızı topraktan yapılarak Konya’nın “örtme” veya “tandırsekisi” denilen mutfağa bağlı (çoğu yerde ayrı) açık bölümüne monte edilir. Bunun nedeni tandır yakılırken çıkan duman ve isten mutfağı kurtarmaktır. Tandırın ağız kısmı dar alt kısmı daha geniştir. Alt kısmında “kulle” denilen hava deliği bulunur. Tandırın ısısı bu hava alma deliğinden ayarlanır. Tandırlar eskiden Sille’de yapılırdı.
Eskisi kadar olmasa da Meramdere’de birçok evde tandırlarda ekmek yapılıyor

Sabahın erken saatlerinde evin hanımı ve yardımcıları tandırı yakarlar. Yakacak malzemesinin en verimli olanı sıkı durun tezek, alı çırpı. Elle yoğrulmuş hamur kıvama gelip de tavında tandır ateşiyle birleşince ekmeğin macerası başlar. Hazır hamur bezeleri hafifçe ıslatıldıktan sonra tandır duvarına yapıştırılır. Sıra sıra dizilen bezeler bir süre sonra mis kokulu ekmekler olarak tandırdan çıkartılır…

ahmet_seven_tandir1.jpg

Tandır adabını rahmetli Nimet Uzluk şu şekilde anlatmaktadır: “Tandırda ekmek yapacak kişinin işlik ve şalvar giyip kollarına kolçak takması, pişmiş ekmeği çıkaracağı zaman sağ eline tek parmaklı yün eldiven giymesi, başını sıkı bir örtü ile bağladıktan sonra alnına çatkı sarması gerekir”.

Tandırda yapılan ekmekler tandır ekmeği, böreği, yağlı güdük, yağlı gevrek, yağsız(ham) gevrek, düşme ,boz ekmektir. Tandırda yapılan yemek türlerini Uzluk şu şekilde vermektedir: “Tandır çorbası, mercimek çorbası, işkembe çorbası, paça, tandır kuzusu ve çebiç asması, tandır kebabı, çömlek kebabı, testi kebabı, etli kuru fasulye, güveç”.. Konya’nın söğürülecek sebze ve meyveleri için de tandırın son ateşi kullanılabilir.

Üstteki fotoğraf: http://www.fotokritik.com/76610 (Fatma Yakan)

Alttaki fotoğraf: http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=35668 (Ahmet Seven)


Geleneksel Yemekler

1 comments


su_boregi.JPG

SU BÖREĞİ

MALZEMELER: 5 Ad.Yumurta, İki kaşık tereyağ, Yarım su bardağı su, 1 Kg Un, Biraz Tuz, 3 Baş soğan, 1 Kg Koyun kıyması, Karabiber, maydanoz

YAPILIŞI: Yumurta su ve tuz elle çırpılır. Güzelce yoğurulur. Sonra bezelere ayrılır. Onbeş;yirmi dakika dinlendirilir. Soğanlar bir kaşık veya iki kaşık zeytinyağında kavrulur. Sonra kıyma ilave edilir. Hepsi beraber kavrulur. Maydanoz incecik kıyılır içine ilave edilir. Soğumaya bırakılır. Sonra bezeler tek tek açılır biraz kurutulur bu arada ocakta kaynar su hazır bulunur. Açtığımız yufkalar tek tek içine atılır ve pişirilir. Ayrıca önceden hazırlanmış yağlanmıy tepsiye döşenir. Arasına hazırladığımız kıymalı iç yayılır. Tekrar üstüne yufkalar döşenir. En üste kuru yufka konur artık böreğimiz pişmeye hazırdır. Ocakta yavaş yavaş az ateşte pişirilir.

YOĞURT ÇORBASI

MALZEMELER: Tereyağı, 150 gr. yoğurt, 50 gr Pirinç, 80 gr mercimek, Nane, Etsuyu

YAPILIŞI: 8 kişilik tencereye, et suyunu ezdiğiniz yoğurduda katın hiç durmadan karıştırınız. Kaynayınca içine mercimek, pirinci ilave ediniz. Ve tekrar karıştırın bırakın. Çorba kaynayıncaya kadar bekleyin, kaynayınca bir iki kez daha karıştırın ve 2-3 dak. bekleyin. Çorbayı ateşten indirin ve tavanın içine tereyağı koyun iyice kızarınca tuz atın daha sonra ateşten indirin ve çorbanın üzerine naneyle birlikte dökün.

ETLİ TOPALAK

MALZEMESİ: 1 kg yağsız dana kıyması, 1 su bardağı köftelik bulgur, 1 ad. yumurta, 1 demet maydanoz, 2 yemek kaşığı un, Tuz-karabiber-kekik, 1 ad. soğan, 1 su bardağı haşlanmış nohut, 1 yemek kaşığı salça margarin yağı-etsuyu veya sıcak su

topalak.jpg

YAPILIŞI: Geniş bir kabın içine eti, bulguru, yumurtayı ince kıyılmış maydanozu, unu, soğanı, tuzu ve baharatları koyup köfte hazırlar gibi iyice yoğrulur. Macun haline gelince ufak ufak yuvarlaklar yapılır. Diğer tarafta genişçe bir tencereye iki yemek kaşığı margarini eritip içine bir kaşık un konup kavrulur. Salçasıda konduktan sonra nohutta katılarak 6-7 bardak sıcak su veya etsuyu konur. Kaynadıktan sonra diğer tarafta bekleyen etli malzememizi tencereye boşaltır. 15-20 dakika hafif ateşte pişirilir.

SAÇ BÖREĞİ

MALZEMELER: Yeteri kadar un, Tereyağı, Peynir, Ispanak

YAPILIŞI: Yeteri kadar hamur yoğrulur. Yapılacak içler hazırlanır. Hamur bezeler şeklinde hazırlanır. Hazırlanan bu bezeler yufka gibi açılır. İçine yapılacak olan (peynir veya ıspanak) konur ve saç ocağında pek gevrek olmamak şartıyla yiyecek olanın dişine göre pişirilir. Pişirilen bu brek yine yiyecek olanın kapasitesine göre yağlanır ve afiyetle yenir.

HÖŞMERİM

MALZEMELER:1 kg kaymak, Un, 1 çay bardağı su, Tuz, Pudra şekeri

hosmerim.jpg

YAPILIŞI: Geniş bir tavaya kaymağı koyarız. Bir bardak suyu da ilave eder. Alabildiği kadar unla karıştırılır. Hafif ateşte karıştırılarak iyice pişiririz. Tuzu da ilave edip pişince tavaya güzelce düzleriz. Hafif ateşin üzerinde kızartıp servis tabağına çeviririz. Biraz soğuduktan sonra pudra şekerini üzerine dökeriz.

BAMYA ÇORBASI

MALZEMELER: 250 gr kuşbaşı et, 150 gr kuru bamya, 3 soğan 2 kaşık margarin, 1 limon, tuz, su (et suyu), 1 kaşık salça

bamya.jpgbamyacorba.jpg

YAPILIŞI: Kuru bamya limonlu suda hafif haşlanır, süzülür. Bir tencerede et bir miktar su ilave edilerek yumuşayıncaya kadar pişirilir. Yağ ve ince doğranmış soğanlar konur. Kavrulur. Salça tuz limon, su (et suyu) ilave edilir. Su kaynamaya başlayınca haşlanmış bamyalar da konur. Özleşinceye kadar pişirilir. Suyu eksilirse sıcak su ilave edilir, sıcak sıcak servis yapılır.

UN HELVASI

MALZEMELER: Pemkez veya şekerden yapılmış şurup, 2 çay bardağı sıvı yağ, Yeteri miktarda un

un-helvasi.jpg

YAPILIŞI:

Pekmez kaynatılarak veya şekerden yapılan şurup kaynatılarak içine yeteri miktarda un konur. unu karıştırarak içindeki şuruba yediririz. İçinde hiç ekmez kalmayıncaya kadar karıştırılır. Sonra yağ ilave edilerek kızartılır.

ETLİ PİLAV

MALZEMELER: Nohut, Et suyu, 500 gr. Et, Tuz-Karabiber, Pirinç, Kişniş, 1 margarin

YAPILIŞI: Pirinç güzelce yıkanır. Öbür tarafta et suyu kaynar. Nohut haşlanır. Tavaya yağ konur. Eridikten sonra pirinç içine atılır. Hafif ateşte bekletildikten sonra üzerine suyu dökülür. Pişmeye bırakılır. Piştikten sonra üzerine kebap şeklinde et dökülür. Servis yapılır.

SAÇ ARASI

MALZEME: 2 yumurta, 1 çay bardağı zeytinyağı, Alabildiğine un, 1 kg kaymak

YAPILIŞI: Kaymak hariç diğer malzemeler yoğrulur. Hamur ince yufka halinde açılır. 1 yufka eritilen kaymakla yağlanır. Üzerine 2.bir yufka koyularak o da yağlanır. Dürülerek parça parça kesilir. Diğer bezelerde bu şekilde hazırlanır. Yağlanmış tepsiye döşenir. Ve kızartılır. Kızardıktan sonra üzerine pudra şekeri dökülerek servis yapılır.

YAPRAK SARMASI

MALZEMELER:1 kg ince çekilmiş koyun eti, 1 kg yaprak, bir bardak pirinç, Bir fincan ince bulgur (düğü), Bir baş irice kuru soğan, İki çorba kaşığı margarin veya tereyağ, Bir çorba kaşığı salça, Bir tutam maydanoz, Kırmızı biber ve tuz

zeytinyagli_yaprak_sarms.jpg

YAPILIŞI: Etin içine yıkanmış pirinç, düğü, ince kıyılmış soğan, salça, maydanoz konulup, iyice yoğrulacak sonra tuz ve biber ilave edilerek biraz daha karıştırıldıktan sonra bir çay bardağı soğuk su ile yoğrularak öbür tarafta yıkayıp haşladığımız yaprakları, teker teker bohça şeklinde sarılarak tabanı yağlanmış tenceremize yerleştireceğiz. İki su bardağı sıcak su döküp kapağını kapattıktan sonra orta ateşte pişirilecek.

İRMİK HELVASI (6 KİŞİLİK)

MALZEMELER:1 su bardağı süt, 1 paket margarin, 2 su bardağı şeker, 1/2 paket irmik, 100 gr fındık, fıstık veya ceviz

YAPILIŞI: Margarin kısık ateşte eritilir. Üzerine irmik eklenir. Bir süre karıştırılır. Rengi buğdaysı olunca süt dökülür. İrmik kabarıncaya ve sütünü çekene kadar karıştırılır. Üzerine şeker ilave edilir.
Helvanın üzeri fındık, fıstık veya cevizle süslenir. İsteyen bu yemişleri içine katarak yapabilir.

PATATES BÖREĞİ ( 6 kişilik)

MALZEMELER:1 kg un, 1 kg patates, 250 gr peynir, Yeterince Tuz, Pakmaya

YAPILIŞI: Mayalı hamur kulakmemesi yumuşaklığında ılık su ile yoğularak kabarmaya bırakılır. Bu arada patates haşlanır. Haşlanmış patates püre haline getirilerek içine 250 gr. peynir ve tuz katılarak karıştırılır. Karışım normal bir patates büyüklüğünde top haline getirilir.
Kabarmış hamur 6 çeşit parçaya bölünerek beze tutulur. Bezeler elde biraz açılarak ortasına patates püresi konularak kapatılır. Daha sonra el arasında iki taraflı çevrilerek kullanılacak tavaya sığacak şekilde açılır. Bundan sonra kızgın sıvı yağda kızartılır. İsteğe göre içi açılarak içine tereyağ veya kaymak konur.

TERHON YAHNİSİ

MALZEMELER:1,5 kg parça kemik koyun eti, 2 yumurta, 1 servis kaşık dolusu süzme yoğurt, 1 çorba kaşığı un, Terhon, tuz, karabiber
YAPILIŞI: Eti haşlanıp suyu ayrılarak etleri didilir. Ayrıca bir kapta yoğurt yumurta ve un çırpılır. Diğer bir tencerede et suyu, etler ve terhon kaynatılarak hazırlamış olduğumuz karışım devamlı karışmak suretiyle ilave edilir. Artık servise hazırdır.

MEVLANA BÖREĞİ

MALZEMELER:1 çay bardağı yoğurt, 1 çay bardağı zeytinyağı, Biraz su, Yarım limon suyu, Biraz Tuz Alabildiği kadar un, (Ayrıca içi içir yarım kilo kadar zeytinyağı ile karışmış tereyağ)

YAPILIŞI:Bu malzemelerin hepsi konur ve güzelce yoğrulur. Küçük küçük bezeler ayrılır. Dinlenmeye bırakılır. Diğer tarafından bir iki baş soğan yarım kilo kıyma, 1 demet maydanoz, biraz karabiber. Soğanlar bir iki kaşık zeytinyağında kavrulur. Sonra kıyma da ilave edilerek kavrulur. Ateşten indikten sonra maydonozu ilave edilir. Diğer taraftan bezeler incecik açılır. Arası yağlanır tekrar açılır tekrar yağlanır. Ve bir bohça şeklinde dürülerek köşelere iç konulur ve kapatılır. Ondan sonra sıcak fırına sürülür.

ETLİ FIRIN YEMEĞİ

MALZEMESİ : 1 kg bıçak arası yağsız sığır eti, Orta-boy dört baş soğan, 5-6 diş sarımsak, tuz, biber, 1-1,5 su bardağı su, 1 kg un, 1 sana yağı, 1 ad. büyük patates

YAPILIŞI: Et tencereye konur,soğanlar doğranarak tencereye ilave edilir. Tuz ilave edilir. Bir kaşık margarin katılır. Et suyunu çekene kadar tencerenin kapağı kapanarak pişirilir.
Patates rendelenir,sarımsaklar ezilir ve tencereye ilave edilir. Patetes ezilene kadar kaynatılır. Söndürdükten sonra isteğe göre karabiber ilave edilir.

HAMURU: Undan yumuşak hamur yoğrulur ve iki eşit parçaya bölünür. Bölünen hamurlar oklava yla ayrı ayrı açılır ve eritilmiş sana yağı üzerinde gezdirilir. Açılan ve yağlanmış olan hamurlar katmer şeklinde kıvrılır. Daha sonra katmer haline getirilmiş hamur parçalarından biri alınarak fırın tepsisine serilir. Daha önce hazırlanmış olan et ,tepsinin üzerine örtülür. Bundan sonra iki hamur parçasının kenarları birbirine iyice yapıştırılır. Kızgın fırına sürülerek kızarıncaya kadar bekletilir. Kızardıktan sonra servis yapılır.

ZERDE

MALZEMESİ: 1Kğ. Pirinç, 3 litre su , yarım kğ.şeker

zerde1.jpgzerde11.jpg

YAPILIŞI: Önce pirinç ile su kaynatılır .Sonra şeker atılır.Yine kaynatılır. Başka bir kaba boşaltılır. Soğuncaya kadar bekletilir ve servis yapılır.

ARABAŞI ÇORBASI

MALZEMESİ: Bir miktar su, Bir miktar un, 1 tane horoz, 1 kaşık karabiber, 1 paket yağ, 1 tane limon

ÇORBA YAPILIŞI: Bir miktar un, bol yağda kırmızılaşıncaya kadar kadar kavrulur.Daha önce pişmiş olan horoz kavrulmuş olan unun üzerine ince ince didilerek konur.Bir miktar tavuk suyu eklenir. 20 dakika kaynadıktan sonra limon ve karabiber ilave edilir. Daha sonra hamuru ile birlikte servis yapılır.

ARABAŞI HAMURU:Tencereye normal bir şekilde su konarak iyice kaynatılır.Kaynayan suyun içine azar azar un konarak tahta kaşık ile karıştırılır. Belli bir kıvama gelince un konulmadan hamur karıştırılarak iyice pişirilir.Daha sonra hamurun kolay dağılması için tepsi su ile ıslatılarak hamur tepsiye dökülerek soğutulur. Daha sonra çorba ile servis yapılır.

PAPARA (4 KİŞİLİK)

HAZIRLANIŞI: Ekmekler derin bir tabağa doğranır. ayrı bir yerde tereyağı kızartılır. Ve soğanlar düzgün birşekilde doğranıp, salça ile birlikte tereyağında kızartılır. Yeteri miktarda su ilave edildikten sonra, suyun kaynamasını bekleriz. Su kaynadıktan sonra içine ufalanmış tulum peyniri ilave edilir. Biraz daha kaynadıktan sonra tencere ateşten alınır. Ve bu oluşan karışımı daha önceden doğradığımız ekmeklerin üzerine dökülür. Üzeri karabiber ve maydanoz ile süslenir.


ÇERKEZ BÖREĞİ

MALZEMELER: Pakmaya, Tuz, Patates, Peynir

YAPILIŞI: Hamuruna pakmaya ve tuz katılır. Hamur ekşiyinceye kadar bi süre bekletilir. Hamurun ekşimesi, beklerken biryandan da içini hazırlarız. İçinin malzemesi: Patates, Peynir ve tuzdur. Patates haşlanır. Rendelenir peynir tuz katılır top şeklinde hazırlanır. Ekmek bezesi kadar hamur alınır, elde hamur kalın olarak açılır. op şeklinde hazırladığımız patatesler hamurun içine konur. Ağzı elle kapatılır. Düz bir yere konulur. elle açılır. Kızarmış sıvı yağda kızartılır. Kızardıktan sonra servis yapılır.

TANDIR BÖREĞİ

MALZEMELER: 4 kg un, 1 kg kıyma, 1 kg peynir, Yarım kg tereyağ, 4 baş soğan, Maydanoz, Kırmızı biber

YAPILIŞI: Unu mayalayıp hamur yapacaksınız. Kıymayı suyu çekilecek kadar kavuracaksınız. Soğanı doğrayacaksınız. Peynir kırmızı biber ve maydanozla karıştırarak iç hazırlayacaksınız. Hamur ekşiyinceye kadar tandır yakılıp hazırlanacak. Daha sonra hamurdan börek yapılıp tandıra yapıştırılacak.


DİLBERDUDAĞI BAKLAVASI

MALZEMELER: 1 yumurta, 1 yemek kaşığı yoğurt, 1 çay bardağı zeytinyağı, 1/2 kg süt, 1 tatlı kaşığı tuz, ceviz içi, Belli bir ölçüde un

YAPILIŞI: ılık sütün içine zeytinyağını, tuzu, yoğurdu, yumurtayı döküp karıştıracak. Daha sonra bunun içine un ilave edilir. Daha sonra elde edilen hamurdan 20 beze yapılarak açılır. Bundan sonra bezeler tepsinin içine konulup yuvarlak biçimlerde kesilir. Bunlar içine ceviz konarak fırın tepsisine yerleştirilir. Tepsinin dolmasından sonra tereyağı kızartılarak üzerine serpilir. Sonra fırına konularak kızartılır.


KAYGANA TATLISI

MALZEMELER: 5 yumurta, 1 kilo süt, Kabartma tozu, Un, tuz

YAPILIŞI: Yumurta iyice çırpılacak. Sütle karıştırılacak. İçine aldığı kadar ün, bir tutam tuz ve kabartma tosu atılarak iyice karıştırılarak kızgın yağda kaşıkla biraz biraz dökülerek kızartılacak. Hazırlanmış olan şurup tatlının üzerine dökülecek. Servise sunulacak.

Kaynak: http://www.kononline.com/konya/yemekler.asp

irmik_helvasi.jpg